AnasayfaHakkımdaIletisim

Mutlak İdealizm Üzerine

By Baran Saraçzade
Published in Kişisel Gelişim
March 20, 2021
2 min read

Mutlak İdealizm Üzerine\ \ Dönem dönem çeşitli düşünceler ve eylemlerimiz ile kendimizi denetliyor ve bir “mutlak ideal” profili tanımlıyoruz. Yani; “3 yıl sonra nasıl birisi olacağız, nerede yaşayacağız” gibi birçok parametre ile sınıflandırarak. Kısaca, “mutlak ideali” olmamızı arzuladığımız birey olarak tanımlayabiliriz.

Peki, kendimize hedef koymanın veya “mutlak ideal” profilimizi belirlememizin neresi kötü?

Uzun zamandır kısmi mentörlük toplantılarında, kurucu ortağı olarak yer aldığım faaliyetlerde ortaklarım ve departman sorumlularıyla çeşitli görüşmeler yapıyorum. Sohbetlerin çoğunluğunda severek ve keyif alarak dinlediğim konuların başında; insanların “mutlak ideali” geliyor. “Gelecekte şu konumda, şu iş ile uğraşan, şu konular hakkında deneyimsel tecrübe sahibi olmuş bir insan olacağım.” Gerçekten bu konuyu inanılmaz bir keyif ile dinliyorum ve periyodik birkaç görüşme daha yapılana kadar fikirlerimi açıkça söylemiyorum.

Dönemsel görüşmelerde yine; “mutlak ideal” profil anlatımları sürekli gelişiyor. İlk görüşmemizde, “tenis oynamak ve hobi olarak profesyonel Drone pilotluğu” yapmak isteyen arkadaşım, 4 ay sonra “bateri çalmak ve tek motorlu uçak kullanmak” istiyor.

Bireyin kendisine ve “mutlak idealine” baktığım zaman sürekli gelişen taraf hayallerindeki “mutlak ideal” fenomeni oluyor. Kendisi olduğu yerde sabit bir şekilde kalmasına rağmen, zihninde hedeflediği ve tanımladığı mutlak ideali sürekli kendini geliştiriyor. Dün Drone kullanmak isteyen, Drone’ u uçurmadan, tek motorlu uçak uçurmak istediğini söylüyor ve hedef çıtasının bir tık yükselmesiyle, olduğu yerde dursa bile yapay bir başarı hissiyatı elde ediyor. Kendisini geliştirmek yerine, sürekli zihnindeki “mutlak ideal formunu” geliştiriyor.

Son zamanlarda bizim de söylediğimiz “hedeflerine odaklan” cümlesi aslında bizim için bir metafor. Odaklanılması gereken olgu; “mutlak ideal” için çizilen, yazılan hedefler olmamalı. Odaklanılması gereken şey: hedefe giden yol haritası olmalı. Hedefe odaklandığımız zaman, hedefi düşünmekten artık sıkılıyor, hedefi normalleştiriyor ve -hiç bir aksiyon almadan- hedefi bir çıta yükseltiliyoruz.

“Mutlak ideal” belirleyelim; “Instagram’da 250 bin takipçisi olan bir içerik üreticisi olacağım!” Mutlak ideal tanımlamamızı burada bitirmemeli ve kendimize bir soru daha sormalıyız. 

“Mutlak idealimizi yaşayan bir kişi, şu an neler yapıyor ve hangi özelliklere sahip?”

Bu kişi, içerikleri için ortalama bir grafik tasarım bilgisine, donanımsal olarak içerik üretme cihazlarına sahip, sosyal medyaların çalışma prensiplerine hakim, haftada 20 ila 25 adet içerik paylaşan birisi.

İşte “mutlak idealimize” ulaşmamız için; hedefin özelliklerini parçalamalı, yol haritasını belirlemeli ve riskleri minimize etmeliyiz.(riskleri ortadan kaldırmakla uğraşmayın, 2019 Ocak ayında krizleri ortadan kaldırmak isteyen hatta kısmen kaldıran şirketler, covid19 salgını ile sarsıldılar. Bu yüzden, riskler ortadan kaldırılmaz sadece minimize edilir.)

Daha sonra hedefin niceliğine değil, bizi hedefe ulaştıracak yol haritasının niteliğine odaklanmalı, yol haritasında yer alan eylemleri sürdürülebilir kılmaya ve verimliliği artırmak için geliştirmeler yapmalıyız.

Bu yazının devamı olarak, hedefleri parçalamak, parçalanan hedeflere odaklanıp, sürdürülebilirliği ve verimliliği artırma konusuna değineceğim.

Okuduğunuz için teşekkür ederim!


Tags

mutlak idealizmhedef koymakhedefe odaklanma

Baran Saraçzade

Digitentreprenuer

Kategoriler

Markalaşma
Girişimcilik
Kişisel Gelişim
Pazarlama
© 2021, All Rights Reserved.

Hızlı Menü

AnasayfaHakkımdaİletisim

Social Media